Şirketler sürdürülebilirliklerini iyileştirmeyi veya karbon ayak izlerini küçültmeyi sağlayacak projelerini hayata geçirebilmek için çok uygun koşullarda finansmana erişebilirler. Projelerinin, söz konusu bu faydaları sağlayacaklarını, net ve sayısal biçimde ortaya koyabildikleri ölçüde, yatırım bankaları ve girişimlerindeki yeşil fonlara ulaşmaları kolaylaşmaktadır. Ancak bunun için öncelikle,
- Mevcut sürdürülebilirlik seviyelerini ve karbon ayak izlerini net biçimde hesaplamaları
- Bu hesapları raporlamaları
- Hazırladıkları projelerin bu göstergeleri ne kadar değiştireceğini sayısal olarak ifade eden analizleri hazırlamaları
gerekmektedir.
Söz konusu analizlerde hazırladıkları yeşil projeleri uygulayarak, şirketlerin,
- Kullandıkları kaynak başına katma değer üretimlerini yükseltmek
- Atıkların malzeme veya enerji olarak yeniden kullanım oranını artırmak
- Karbon salımlarını aşağı çekecek şekilde teknolojileri uygulamak
gibi hedeflerde ulaşmak istedikleri başarı oranını öngörmeleri önem arz etmektedir. Bu sayede yeşil projelerinin, sürdürülebilirlik seviyelerini artırmaya veya karbon ayak izlerini azaltmaya doğrudan etkisini ifade edebilme şansları olabilir. Bu çerçevede ilk adımda, söz konusu hedeflerden bir ya da birkaçını hangi yüzdelerde sağlayacaklarını ifade eden fizibiliteleri hazırlamalarında fayda vardır.
İkinci adımda ise bu hedeflere ulaşmalarını sağlayacak performans iyileşmelerinin sürdürülebilirlik seviyelerine veya karbon ayak izlerine yansımalarını ilgili göstergeler üzerinden anlatmaları gerekmektedir. Örneğin yukarıdaki hedefleri ne derece yakaladıklarında sürdürülebilirlikle veya karbon ayak iziyle ilgili hangi göstergelerde nasıl değişimler olacağını sayısal olarak belirtmeleri, projelerin fona erişimini en yüksek seviyede kolaylaştıracak hamle olacaktır.
Yeşil Projelere Örnekler
Söz konusu proje içerikleri için örnekler şu şekilde sıralanabilir:
- Yeni enerji üretim/iletim/dağıtım teknolojileri
- Yenilenebilir enerji santralleri
- Atıktan enerji üreten tesisler
- Geri dönüşüm tesisleri
- Kaynak verimliliği / süreç optimizasyon sistemleri
- Su arıtma tesisleri
- Yenilikçi yeşil yakıt ve malzeme çözümleri
- Karbon yakalama üniteleri
Bu projelerin yukarıda tariflenen şekilde hazırlanması halinde uygun koşullarda kredi ve hibe programlarına başvurulabilecek güncel programlar ve kuruluşlara örnekler ise aşağıdaki gibidir:
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Türkiye Yeşil Sanayi Projesi
- TÜBİTAK
- Bileşen 1: Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Desteği
- Bileşen 2: Sanayide Yeşil Dönüşüm Desteği
- Bileşen 3: SAYEM Yeşil Dönüşüm Desteği (Sanayiye Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Ağları)
- KOSGEB
- Sanayide Temiz ve Döngüsel Ekonomi
- Sanayi KOBİ’lerinin Güneş Enerjisi Yatırımlarının Desteklenmesi
- TÜBİTAK
- Avrupa Birliği Yeşil Dönüşüm Fonları
- EBRD, IFC, Dünya Bankası vb. yeşil proje başvuruları
- Yeşil yatırım sermaye ortaklıkları
Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Süreci
Söz konusu programlara ve sermaye ortaklıklarına hazırlık aşaması tamamladığında, proje uygulama aşamalarından önce genelde ÇSED (ESIA) olarak kısaltılan çevresel sosyal etki değerlendirme (environmental and social impact assessment) sürecinin yönetimi gerekmektedir. Bu aşamada fon sağlayıcının standart normlarına göre belirlenen içeriğe göre projenin uygulanacağı alandaki olası çevresel etkileşimler, projeye ait kaynak verimliliği göstergeleri, biyoçeşitlilik ve ekolojik denge ile ilgili unsurlar göz önüne alınmaktadır. Ayrıca projeden sosyal açıdan etkilenmesi söz konusu olan topluluklar veya bireyler varsa da bunların da katılımcı bir çerçevede yönetilmesi için gerekli mekanizmaların oluşturulması beklenmektedir. Bu değerlendirmeler proje boyunca denetlenecek ve takip edilecek gösterge mekanizmalarına dönüştürülmektedir. Bu şekilde projelerin hayata geçmesi mümkün olacaktır.
Yeşil Finans Ekonomisi
Projelerin uygulanmasıyla veya uygulamaya hazır hale gelmesi ile birlikte şirketlerin yeni finansmanlara da erişmesi mümkün olabilmektedir. Unutulmaması gerekir ki, bu projelerin temeli, proje sahibi şirketlerin sürdürülebilirliğini artırmaya veya karbon ayak izini küçültmeye yönelik girişimler olmasıdır. Eğer bu değişimlerin net olarak beyan edilebilmesi mümkün olursa, söz konusu değişimlerin endekslendiği finansal enstrümanlar üretmek de mümkün olacaktır.
Yeşil tahvil, bono veya fon olarak modellenecek bu enstrümanların birim değerlerini, şirketlerin beyan edecekleri sürdürülebilirlik seviyesindeki veya karbon ayak izindeki değişimler belirleyecektir. Buradaki değişimlere göre bu enstrümanların birim değerleri artış gösterebilecektir. Çünkü dünya genelinde farklı piyasalarda bu değişimleri satın alarak kendi ticaretlerinde avantaj elde edebilecek şirketler söz konusudur. Örneğin emisyon ticaret borsalarında veya sürdürülebilirlik fonları piyasalarında, bu değişimlerin belgelenmesini satın alarak farklı firmaların, ticaretlerinde avantaj sağlayabilmesi mümkün olabilmektedir.
Bu duruma örnek teşkil edebilecek mekanizmalara örnekler aşağıdaki gibidir:
- Sürdürülebilirlik (ESG) tahvil ve bonoları
- Yeşil tahvil ihraçları
- Sürdürülebilirlik fon araçları
- Sürdürülebilirlik ve karbon borsasında doğrudan satın alınabilecek fon araçları
- Karbon borsası sertifikaları
Sonuç olarak, doğru bir süreçle yönetildiği takdirde, bir şirketin sürdürülebilirliğini artırmasının veya karbon ayak izini küçültmesinin, farklı piyasalarda ve borsalarda alıcıları veya hissedarları olması mümkündür.
Yazar: Buğra Tekuslu